17/5/2008
cenin

o, kavonozun içinde bir cenin. onu asla yemedim. elimi daldırdım içine ve başkalarını aradım. hayatta olanları. başıyla sonu birleşmiş bir cenin. rengi yeşil. tadını kavonozun içindekilere de bulaştırmış; acı. onun bu hale gelmesi ne acı. başkalarına bıraktım onu hep. başkalarını bekledim. doğumu ve ölümüydü orası. küçüktü. küçücük. ama kötüydü. en masum günahkardı.

 

o kavonozdan nefret etmedim. çünkü o yalnız bir cenin. geceleri geldim. başkalarını yedim. o her zaman yetim.

 

bağırıyordu; kurtarın beni. yaram hala çok yeni. bıraktım elimi. ben ona söz vermedim ki.

 

o cenin çürümüş. tazeyken öldürülmüş. bitmiş pörsümüş.

 

yok yok. yemedim. ben ona hiç kendi payım demedim. kimse de sahiplenmedi ya sevinmedim.

 

cenin

cenin

cenin

 

 

 

 

posted by Myrina at 18:03 | in:
Permalink | email this post | Comments (0) | Add Comment
11/5/2008
sevdiğim bir şarkı

korkmuyorum artik senden gece
korkmuyorum hiç karanlik
üzerime gel istersen
sar beni ben kaçip gitmem
korkmuyorum artik senden yalnizlik
korkmuyorum hiç korkmuyorum
yüregime vur vur istersen
kalmadi hiç kaçip gitmem

sokaklarda yanimda dolasan yagmur
geceleri basucumda duran yagmur
avucumda ellerin yerine yagmur
vur yüzüme vur yüzüme
saçlarimda nefesin yerine yagmur
dudagimda dudagin yerine yagmur
gökyüzünden çaresizligimi yagmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme


 

daha hizli yagmur
yag hadi yagmur
aglar gibi yagmur
vur yüzüme vur yüzüme yag hadi yagmur
çok üzgünüm çok üzgünüm çok üzgün yagmur
kaybedecek neyim kaldi bu defa ne kaldi yagmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme

posted by Myrina at 14:45 | in:
Permalink | email this post | Comments (0) | Add Comment
8/5/2008
vesaire

hayatın gariplikleri peşimi bırakmıyor

gerçekler beni inandıramıyor

söyleselerdi yalan derdim

rüyalar tuhaflaşmaya başlıyor.

posted by Myrina at 13:32 | in:
Permalink | email this post | Comments (0) | Add Comment
6/5/2008
üzüntü

hayatın ne kadar boş fani ve maddi olduğunu bir kez daha gömüş olduk. sınıf arkadaşım vefat etti. dün. gittim cenazesine. hepimiz ordaydık. orda olmalıydık da.çok üzücüydü. daha 18 bile olmamıştır. giderken elimizde bi tek yaptıklarımız kalıyor işte. ardından dualar ettik. evet ölüm bitiş değil, başlangıç da değil bence. bi devam ediş. boyut değiştirme. yine de üzülmemek için yetmiyor bunlar. daha yaşayacağı o kadar çok şey vardı ki. beklemiyordum bu ölümü. iyiydi. yaşamayı severdi. umutluydu.

ölüm gerçeğini kabul etmek. ilk cenaze gördüğümde 10 yaşındaydım. sonra 13. sonraları ölüm haberleri duydum. ama cenaze olmadı. ve 18. yaşımda yine çok büyük bir kayıpla bir cenaze daha. kankam şimdi şurdan çıkıp gelecekmiş gibi derken ben artık bunun böyle olmayacağını biliyordum. gözyaşlarım aktı gitti. arkadaşlar, akrabaları, hocaları, ailesi...hepimiz çok uzağında yanındaydık. giderken annesi Kardeleni...m diye bağırıyordu. bu haykırış hala kulağımda çınlıyor.gitti gözümüzün önünde. durduramadık. ne çok seversek de ölümün önüne geçemiyoruz işte.

biz de gideceğiz. kim bilir hangi gün ay ve yılda birileri de beni gönderiyor olacak. belki uzun zaman sonra belki de çok yakında.ölümün yaşı mı var! belki dünkü arkadaşlarım yanımda olur belki de hepsi unutmuş olur.

ömrümüzü ne kadar boş harcıyoruz. ne kadar boş.

Kardelenimiz. umarım rahattır gittiği yerde.

posted by Myrina at 11:10 | in:
Permalink | email this post | Comments (1) | Add Comment
2/5/2008
anladım ki

ağlamaya alışık olmayan gözler, ağladığı zaman ağlamayı beceremiyor.

posted by Myrina at 18:22 | in:
Permalink | email this post | Comments (0) | Add Comment